Erdoğan'dan Kritik Açıklamalar: Türkiye Artık Sahne Arkasında Değil, Oyun Kurucu Güç!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Güvenlik Konferansları'nda yaptığı konuşmada Türkiye'nin bölgesel ve küresel arenadaki artan etkinliğine dikkat çekti. 'Terörsüz Türkiye' vizyonunu vurgulayan Erdoğan, ülkenin kendi geleceğini şekillendiren bir aktör haline geldiğini belirtti.
Stratejik Derinlik ve Güvenlik Vizyonu
Bölgesel gelişmelerin hassas bir döneme denk geldiği konferansların, Türkiye'nin strateji hafızasını güçlendiren, kurumlar arası koordinasyonu pekiştiren ve yeni tehditleri doğru okuyacak kadroların yetişmesine zemin hazırlayan önemli bir adım olduğunu belirten Erdoğan, katılımcılara da değerli katkılarından dolayı tebriklerini iletti. Konuşmasının bir diğer can alıcı noktası ise Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) yapısı ve işleyişindeki değişim oldu. Erdoğan, devlet yönetimi, milli irade ve sivil siyaset merkezli gerçekleşen sessiz devrimin sembollerinden birinin MGK'daki değişim olduğunu vurguladı. Yasal ve anayasal düzenlemelerle Kurul'un ve Genel Sekreterliği'nin asli misyonlarını daha etkin ve demokratik standartlara uygun bir zeminde ifa etmesinin mümkün kılındığını söyledi. Eskiden olduğu gibi yabancı dil eğitimlerinden sinema-müzik denetimine kadar geniş bir alanda mesai harcamak zorunda kalan Genel Sekreterlik'in bu yüklerden kurtularak asli görevlerine odaklanmasının Türk demokrasisi ve ulusal güvenlik açısından çok kıymetli olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin getirdiği avantajlarla Türkiye'nin gücüne güç katmaya devam edeceklerini dile getirdi.Tarihten Beslenen Güç: Devlet Geleneğimizin Devamlılığı
Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin bu topraklarda kurulan ilk değil, en son devlet olduğunu hatırlatarak, Cumhurbaşkanlığı Forsu'nda temsil edilen 16 devletin 2200 yılı aşkın mazisine dikkat çekti. Avrupa'dan Orta Asya'ya, Kafkaslar'dan Afrika'ya uzanan geniş coğrafyada ecdadın devletler kurduğunu ve 600 yılı aşkın süre boyunca 3 kıta, 7 iklimde Osmanlı Devleti'nin bayrağını dalgalandırdığını anımsattı. Osmanlı'nın gücünün tükendiği yerde genç Cumhuriyetin görevi devraldığını belirten Erdoğan, devletlerin isimleri ve yöneticileri değişse de 'ebed müddet' vasfının baki kaldığını söyledi. Nice zorluklar, ihanetler ve badireler atlatıldığını, ancak her defasında küllerinden yeniden doğan Anka Kuşu gibi olduklarını vurguladı. Vatanın bekası, devletin güvenliği ve milletin istiklal ve istikbali konusunda kimseye umut bağlamadan, kendi bileklerinin gücüne güvendiklerini belirtti. Milli Mücadele, Cumhuriyet'in kuruluşu, demokrasiye yönelik saldırıların püskürtülmesi ve 40 yılı aşan terörle mücadelede bu anlayışın hakim olduğunu söyledi.Terörü Kaynağında Kurutma Stratejisiyle Kazanımlar
Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası devreye alınan 'terörü kaynağında yok etme' stratejisiyle içeride ve dışarıda kritik başarılar elde edildiğini vurgulayan Erdoğan, bir taraftan terör örgütlerine karşı çok yönlü mücadele yürütülürken, diğer taraftan da sınır ötesi harekatlarla güney sınırları boyunca bir güvenlik hattı oluşturulduğunu anlattı. Irak ve Suriye harekatlarının, ülkenin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmasında yeni bir dönemi başlattığını ifade etti. Karar alma aşamasından uygulama safhasına kadar sınır ötesi operasyonların, Türkiye'nin bağımsızlığını teyit eden bir rol üstlendiğini ve milli güvenlik riske girdiğinde hiçbir engel tanınmayacağının net bir şekilde ortaya konulduğunu belirtti.Oyun Kurucu Aktör Olarak Türkiye'nin Yeni Yüzyılı
Erdoğan, Türkiye'nin artık başkalarının senaryolarında rol biçilen bir ülke olmadığını, kendi hikayesini yazan, kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dost düşman herkese gösterdiğini belirtti. Bu artan öz güven, cesaret, planlama ve bağımsız hareket edebilme kabiliyetinin, 'Terörsüz Türkiye' süreci ile Körfez'den Kuzey Afrika'ya ve Doğu Akdeniz'e uzanan kararlı adımların gerisinde yattığını söyledi. 'Terörsüz Türkiye' sürecinin sadece bir güvenlik politikası değil, ülkenin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adı olduğunu vurguladı. Bu sürecin başarıya ulaşmasıyla iç cephenin güçleneceği, Türkiye'nin güvenliğinin tahkim edileceği ve millet için yeni kapıların açılacağı müjdesini verdi. Millet olarak 'asker-millet' kimliğine ve kültürüne sahip olduklarını hatırlatan Erdoğan, güvenliğin ihtiyaçlar hiyerarşisinde ilk sırada yer aldığını belirterek, gardı indirip rehavete kapılındığında hayat hakkı tanınmayacağını bildiklerini söyledi. Sadece kendi bekaları için değil, dost ve kardeş ülkelerin huzur, barış ve istikrarı için de güçlü olmak zorunda olduklarını sözlerine ekledi.
Kemal Demir
Gündem & Siyaset Yazarı
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.