Çorum'un Nabzı
--° -- --/--°
Yerel KÖŞE YAZISI 08.08.2026 02:10 231 okunma

Gökhan Kerman ve Ekibinden Başkan Aşgın'a Ziyaret: Çorum'un Geleceği Masaya Yatırıldı!

Gökhan Kerman ve beraberindeki heyet, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın ile bir araya gelerek şehrin geleceğine yönelik önemli projeleri ve gelişmeleri görüştü. Detaylar haberimizde.

Gökhan Kerman ve Ekibinden Başkan Aşgın'a Ziyaret: Çorum'un Geleceği Masaya Yatırıldı!

Çorum'un tanınmış simalarından Gökhan Kerman, beraberinde getirdiği seçkin bir heyetle birlikte Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın'ı makamında ziyaret etti. Şehrin mevcut durumu, gelecek projeleri ve kalkınma potansiyeli üzerine yapılan görüşmede, samimi bir atmosfer hakimdi. Ziyaretin temel amacı, yerel dinamiklerin şehir yönetimiyle entegrasyonunu sağlamak ve ortak akılla Çorum'u daha ileriye taşımak olarak özetlendi.

Şehrin Nabzı Başkan Aşgın'la Attı: Kapsamlı Değerlendirmeler Yapıldı

Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Gökhan Kerman ve ekibine nazik ziyaretleri için teşekkür etti. Görüşmede, Çorum'un sosyal, ekonomik ve kültürel alanlardaki mevcut durumu ele alınırken, özellikle geleceğe yönelik vizyoner projeler üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu. Başkan Aşgın, belediye olarak yürüttükleri çalışmalar hakkında Kerman ve ekibine detaylı bilgi aktarırken, yapılan ve planlanan yatırımların şehrin gelişimine nasıl katkı sağlayacağını vurguladı. Kerman ve heyeti ise, sahada edindikleri gözlemleri ve şehrin potansiyeline dair görüşlerini paylaştı. Bu tür diyalogların, yerel yönetim ve sivil toplum arasındaki iletişimi güçlendirdiğine dikkat çekildi.

Gökhan Kerman'dan Çorum İçin Önemli Mesajlar: 'Ortak Akıl Vurgusu'

Ziyaretin ardından bir açıklama yapan Gökhan Kerman, Başkan Aşgın'a gösterdiği yakın ilgi ve misafirperverlikten dolayı teşekkür etti. Çorum'un potansiyelinin çok büyük olduğunu belirten Kerman, bu potansiyelin en iyi şekilde değerlendirilmesi için birlikte hareket etmenin önemini vurguladı. Kerman, "Çorum'umuz için atılacak her adımda, her projede ortak akıl ile hareket etmek bizler için esastır. Yerel yönetimimizin vizyonuyla, bizlerin sahadan getirdiği talepleri ve önerileri birleştirdiğimizde, ortaya çok daha güçlü ve kalıcı eserler çıkacağına inanıyoruz," ifadelerini kullandı. Bu tür ziyaretlerin, şehrin sorunlarına çözüm üretme ve yeni fırsatlar yaratma noktasında katalizör görevi gördüğünü sözlerine ekledi.

Geleceğe Yönelik İşbirliği Fırsatları Değerlendirildi

Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, özellikle gençlerin istihdamı, sanayinin gelişimi ve turizm potansiyelinin artırılması gibi kritik konular üzerinde duruldu. Belediye'nin mevcut çalışmaları ve gelecek hedefleri doğrultusunda, Gökhan Kerman ve ekibinin de katkı sunabileceği alanlar belirlendi. Bu işbirliği potansiyelinin, Çorum'un rekabet gücünü artırarak bölgesel bir cazibe merkezi haline gelmesine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Ziyaret, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek ortak projeler için de bir zemin hazırlamış oldu. Her iki taraf da, Çorum'un ortak geleceği için bu tür yapıcı diyalogların devam edeceğinin altını çizdi.

Geniş Katılımlı Toplantıların Önemi Vurgulandı

Başkan Aşgın, şehirle ilgili her konuda olduğu gibi, projelerin hayata geçirilmesi sürecinde de vatandaş katılımının önemine değindi. Gökhan Kerman ve ekibinin ziyaretinin de bu kapsamda değerlendirildiğini belirterek, "Farklı kesimlerden temsilcilerin, kanaat önderlerinin ve iş dünyasının temsilcilerinin görüşlerini almak, projelerimizin daha sağlam temeller üzerine oturmasını sağlıyor. Gökhan Kerman Bey ve değerli arkadaşları, şehrimizin nabzını tutan, sorunlarını ve beklentilerini bilen insanlar. Onların bu ziyaretleri ve katkıları bizim için çok kıymetli. Bu tür yapıcı etkileşimler, hizmet kalitemizi artırmamıza olanak tanıyor," dedi. Gelecekte de bu tür istişare toplantılarının daha geniş katılımlarla sürdürüleceği mesajı verildi.

Kemal Demir

Kemal Demir

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

Yorumlar moderasyonun ardından otomatik olarak yayınlanır.
Yerel 29.09.2026 22:10 200 okunma

TOKİ'den Çorumluya Büyük Fırsat: 46 İlde Başlayan Dev Arsa Satışında Çorum'un Payı Ne Kadar, Başvurular Nasıl Yapılacak?

Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Türkiye genelinde 46 ilde toplam 383 arsayı açık artırmayla satışa sunuyor. Çorum'da yaşayanlar ve yatırımcılar için sunulan bu fırsatın detayları, başvuru şartları ve muhammen bedelleri haberimizde.

TOKİ'den Çorumluya Büyük Fırsat: 46 İlde Başlayan Dev Arsa Satışında Çorum'un Payı Ne Kadar, Başvurular Nasıl Yapılacak?

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Türkiye'nin dört bir yanında yeni projelere imza atmaya devam ederken, bu kez de yatırımcıların yüzünü güldürecek devasa bir arsa satış kampanyası başlattı. Tam 46 farklı ilde, toplamda 383 adet konut ve ticari imarlı arsa, açık artırma yöntemiyle sahiplerini bulacak. Bu büyük satış programı içerisinde Çorum da yer alırken, kentte yaşayıp gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenler için kaçırılmayacak fırsatlar sunuluyor.

Çorum'da Gayrimenkul Yatırım Fırsatları Kapıda

TOKİ'nin bu geniş çaplı projesi, sadece büyük şehirlerdeki yatırımcıları değil, Anadolu'nun dört bir yanındaki vatandaşları da hedefliyor. Çorum özelinde satışa sunulan arsaların nitelikleri, büyüklükleri ve başlangıç muhammen bedelleri, bölgedeki gayrimenkul piyasasını hareketlendirecek nitelikte. İdare tarafından yapılan açıklamaya göre, satışa çıkarılan taşınmazların toplam muhammen bedeli 10 milyar 358 milyon 647 bin 195 Türk Lirası gibi dikkat çekici bir rakama ulaşıyor. Bu, projenin ne denli büyük ölçekli olduğunun da bir göstergesi.

Arsa Satışlarında Cazip Vade ve Peşinat Seçenekleri

Yatırımcıların bütçelerini zorlamaması ve daha geniş kitlelere ulaşılması hedeflenerek, bu arsa satışlarında oldukça cazip ödeme koşulları belirlenmiş durumda. Satışa sunulan arsalar için peşinat oranının yüzde 25 olarak belirlenmesi ve vade süresinin ise 48 aya kadar uzatılması, alıcılar için önemli bir kolaylık sağlıyor. Bu esnek ödeme planı, özellikle orta gelirli vatandaşların ve genç yatırımcıların gayrimenkul sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştürmesine olanak tanıyacak. Çorum'da da bu avantajlı koşullardan faydalanarak arsa sahibi olmak mümkün olacak.

Başvuru Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

TOKİ'nin bu büyük arsa satışına katılmak isteyen vatandaşların, ilan edilen başvuru tarihlerini dikkatle takip etmeleri gerekiyor. Başvuruların nasıl ve nereden yapılacağı, hangi belgelerin gerekeceği gibi detaylar TOKİ'nin resmi internet sitesinde veya ilgili duyurularında yer alacak. Açık artırma usulüyle gerçekleşecek satışlarda, katılımcıların teklif verme süreçleri ve ihale kuralları hakkında bilgi sahibi olmaları büyük önem taşıyor. Çorum'dan başvuru yapacak adayların, yerel ilanları ve duyuruları da yakından takip etmeleri tavsiye ediliyor. Satışa sunulan her bir arsanın konumu, imar durumu ve potansiyel kullanım alanları hakkında detaylı bilgiye sahip olmak, doğru yatırım kararı vermek adına kritik önem taşıyor.

Yatırım Potansiyeli ve Gelecek Beklentileri

TOKİ'nin Türkiye genelinde başlattığı bu arsa satışları, uzun vadede önemli bir yatırım potansiyeli taşıyor. Özellikle gelişmekte olan bölgelerde ve kentlerin çeperlerinde sunulan arsalar, gelecekteki değer artışı potansiyeli ile öne çıkıyor. Çorum'un da bu stratejik satış programı dahilinde yer alması, şehrin gelişimine ve konut ihtiyacının karşılanmasına olumlu katkı sağlayacak. Yatırımcılar için bu, hem konut projeleri geliştirmek hem de ticari alanlar oluşturmak adına değerli bir fırsat sunuyor. Planlama ve doğru strateji ile bu arsalar, gelecekte önemli birer değere dönüşebilir.

Yerel 29.09.2026 20:40 239 okunma

Psikolojik Danışmanlar Günü'nde Çorum'dan Ses Yükseldi: 'Bilinçli Toplum İçin El Ele!'

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Çorum İl Başkanı Banu Özdil Yücel, 30 Eylül Ulusal Psikolojik Danışmanlar Günü'nde toplum sağlığı ve ruhsal iyilik için meslektaşlarının rolünü vurguladı.

Psikolojik Danışmanlar Günü'nde Çorum'dan Ses Yükseldi: 'Bilinçli Toplum İçin El Ele!'

Her yıl 30 Eylül'de kutlanan Ulusal Psikolojik Danışmanlar Günü, bu yıl da ruh sağlığı alanında hizmet veren uzmanlar için büyük bir anlam taşıdı. Bu özel günde, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği'nin Çorum İl Başkanı ve aynı zamanda şehrin nabzını tutan bir köşe yazarı olarak tanınan Uzman Psikolojik Danışman Banu Özdil Yücel, meslektaşlarının gününü kutlayarak önemli bir mesaj verdi.

Ruh Sağlığının Toplumdaki Yeri ve Önemi Vurgulandı

Yücel, yaptığı açıklamada, psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin toplumun genel ruh sağlığı ve iyilik hali üzerindeki kritik rolüne dikkat çekti. Günümüz dünyasında artan stres faktörleri, sosyal değişimler ve bireysel zorluklar karşısında, uzman psikolojik danışmanların sunduğu destek mekanizmalarının ne kadar hayati olduğunu belirtti. Banu Özdil Yücel, özellikle gençlerin ve çocukların geleceğe daha sağlam adımlarla ilerleyebilmeleri için erken yaşta verilecek psikolojik desteğin önemine vurgu yaptı.

Bilgi ve Beceriyle Donanmış Uzmanların Rolü

Psikolojik danışmanların, bireylerin potansiyellerini gerçekleştirmelerine yardımcı olma, karşılaştıkları sorunlarla başa çıkma becerilerini geliştirme ve daha sağlıklı ilişkiler kurma konularında kilit bir role sahip olduğunu ifade eden Yücel, meslektaşlarının bu kutsal görevlerini yerine getirirken gösterdikleri özveri ve profesyonelliği takdir etti. Çorum'da da bu hizmetlerin daha geniş kitlelere ulaşması için çeşitli projeler ve çalışmalar yürüttüklerini belirten Yücel, 30 Eylül Ulusal Psikolojik Danışmanlar Günü'nün, hem bir kutlama vesilesi olduğunu hem de mesleğin toplumsal farkındalığının artırılması için önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi.

Geleceğe Yönelik Projeler ve Toplumsal Katkı

Yücel, psikolojik danışmanlığın sadece sorun çözme odaklı değil, aynı zamanda bireylerin kişisel gelişimlerini destekleyen, önleyici çalışmalar sunan ve yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefleyen proaktif bir alan olduğunu belirtti. Kendisinin de bir köşe yazarı olarak bu konudaki duyarlılığı artırmaya çalıştığını ifade eden Yücel, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği'nin yerel şubesi olarak da okullarda, kurumlarda ve halka açık alanlarda seminerler, atölye çalışmaları düzenleyerek ruh sağlığı bilincini yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi. Gelecekte, daha fazla insana ulaşabilmek ve ruh sağlığı hizmetlerini daha erişilebilir kılmak adına yenilikçi projeler geliştirmeyi planladıklarını da ekledi. Bu anlamda, toplumun her kesiminden bireylerin ruhsal sağlığını desteklemek ve güçlendirmek için el ele verme çağrısında bulundu.

Yücel, son olarak, tüm meslektaşlarının 30 Eylül Ulusal Psikolojik Danışmanlar Günü'nü tekrar kutlayarak, sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir gelecek için hep birlikte çalışmaya devam edecekleri mesajını verdi.

Yerel 29.09.2026 20:10 200 okunma

Toplumun Tüm Kesimlerini Sarsan Fon Vurgunu: Ağır Yaptırımlar Kapıda!

Toplumun hassas dengelerini bozan bir fon vurgunu skandalı patlak verdi. Vatandaşların büyük tepkisine neden olan olayda, sorumlular hakkında en ağır cezaların talep edilmesi bekleniyor.

Toplumun Tüm Kesimlerini Sarsan Fon Vurgunu: Ağır Yaptırımlar Kapıda!

Son dönemde ortaya çıkan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran bir fon vurgunu, Türkiye'nin dört bir yanındaki vatandaşların adeta sinir uçlarına dokundu. Güvenlik güçleri ve yargı makamları tarafından titizlikle yürütülen soruşturmalar sonucunda, hem bireysel hem de kurumsal düzeyde ciddi usulsüzlükler yapıldığına dair bulgulara ulaşıldığı öğrenildi. Bu olay, yıllardır biriktirilen tasarrufların güvenliği konusunda derin endişeler yaratırken, toplumun farklı kesimlerinden gelen tepkiler giderek artıyor.

Soruşturma Derinleşiyor: Kimler Hesap Verecek?

Edinilen bilgilere göre, söz konusu fon vurgununun büyüklüğü ve kapsamı, soruşturmayı yürüten birimleri de şaşkınlığa uğrattı. Hem ulusal hem de yerel düzeyde birçok kişinin ve kurumun bu vurgundan etkilendiği veya doğrudan içinde yer aldığı belirtiliyor. Özellikle, yatırımcıların güvenini kötüye kullanarak haksız kazanç elde edildiği iddiaları, olayın ciddiyetini gözler önüne seriyor. Soruşturma kapsamında, olayın merkezinde yer alan kişilerin ve bu sürece göz yuman veya destek veren tüm unsurların tespit edilmesi için çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor. En ağır yaptırımlar talep ediliyor olması, hukukun üstünlüğüne olan inancı pekiştirirken, benzer olayların tekrar yaşanmaması adına caydırıcı bir örnek teşkil etmesi bekleniyor.

Vatandaşın Tepkisi: Adalet Talebi Yükseliyor

Bu fon vurgunu, yalnızca ekonomik bir kayıp olarak görülmüyor; aynı zamanda toplumsal güveni de derinden sarsan bir hadise olarak değerlendiriliyor. Vatandaşlar, sosyal medya platformları ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla seslerini yükseltirken, hesap sorulması ve adalet sağlanması yönündeki taleplerini dile getiriyorlar. Birçok kişi, zorlu ekonomik koşullarda ayakta kalmaya çalışırken, bu tür usulsüzlüklerin vicdanları yaraladığını belirtiyor. Özellikle emeklilerin ve sabit gelirli vatandaşların bu durumdan daha fazla etkilendiği vurgulanıyor. Uzmanlar, bu tür olayların tekrarının önlenmesi için finansal okuryazarlığın artırılması ve denetim mekanizmalarının daha da güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Geleceğe Yönelik Adımlar: Güven İnşa Edilecek mi?

Fon vurgunu skandalının ardından, atılacak adımlar büyük önem taşıyor. Soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve sorumluların hak ettikleri cezaları almaları, kamuoyunun yargı sistemine olan güvenini yeniden tesis etmenin temel taşlarından biri olacak. Ayrıca, benzer finansal dolandırıcılıkların önüne geçebilmek adına yasal düzenlemelerde güncellemeler yapılması ve yatırımcı haklarının daha güçlü bir şekilde korunması gerektiği ifade ediliyor. Bu süreç, Türkiye'nin finansal piyasalarındaki güvenilirliğini artırmak ve yatırımcıların haklarını koruma konusundaki kararlılığını göstermek adına önemli bir fırsat olarak görülüyor. Yetkililerin bu konuya hassasiyetle yaklaşarak, adaletin yerini bulmasını sağlaması bekleniyor.

Yerel 29.09.2026 18:40 124 okunma

Bakan Kaya'nın Eşinden 'Milyarlarca Liralık' Finansal Manevra: Ne Oldu, Neden İade Edildi?

AK Parti'nin eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın eşi İlyas Kaya'nın, kısa sürede elde ettiği devasa kazancı Sermaye Piyasası Kanunu (SPK) çerçevesinde iade ettiği iddia edildi. Detaylar ve olası sonuçlar mercek altında.

Bakan Kaya'nın Eşinden 'Milyarlarca Liralık' Finansal Manevra: Ne Oldu, Neden İade Edildi?

AK Parti'nin eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın eşi İlyas Kaya'nın, kısa bir süre içinde hisse alım satımı yoluyla elde ettiği iddia edilen yaklaşık 2,2 milyar TL'lik kazancını geri ödediği yönündeki haberler, ekonomi ve siyaset kulislerinde büyük yankı uyandırdı. Bu gelişme, özellikle Sermaye Piyasası Kanunu (SPK) kapsamındaki piyasa dolandırıcılığı iddialarını gündeme getirdi.

Finansal Hamle ve SPK Kanunu Devreye Giriyor

Edinilen bilgilere göre, İlyas Kaya'nın yaklaşık beş aylık bir süre zarfında hisse piyasasında gerçekleştirdiği işlemler sonucu büyük bir servet kazandığı öne sürülüyor. Ancak SPK mevzuatı, bu tür ani ve yüksek kazançların kaynağını ve meşruiyetini sorgulayan mekanizmalar barındırıyor. SPK Kanunu'nun ilgili maddeleri gereği, şüpheli görülen işlemlere yönelik suç duyurusu kararları alınabiliyor.

Bu bağlamda, İlyas Kaya hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve soruşturmanın SPK tarafından yürütüldüğü belirtiliyor. Kanun, bu tür durumlarda şüphelilere etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma imkanı sunuyor. Bu maddeye göre, şüphelilerin elde ettikleri kazancın iki katını geri ödemeleri halinde, yasal süreçte daha hafif cezalarla karşılaşmaları veya cezai sorumluluktan muaf tutulmaları mümkün olabiliyor. İddialara göre, Kaya'nın 2,2 milyar TL'yi iade etmesi de bu etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma amacı taşıyor.

'Milyarlarca Liralık' Kazanç Nasıl Elde Edildi?

Haberin en dikkat çekici noktalarından biri, kısa sürede bu denli büyük bir kazancın nasıl elde edildiği sorusu. Finans piyasalarında, özellikle hisse senedi alım satımında, kısa vadede yüksek kazançlar elde etmek genellikle bilgiye dayalı işlem veya piyasa manipülasyonu gibi yollara başvurmayı gerektirebilir. SPK'nın bu konudaki denetim mekanizmaları, piyasaların şeffaflığını ve adaletini sağlamak adına büyük önem taşıyor.

İlyas Kaya'nın gerçekleştirdiği iddia edilen işlemlerin detayları ve hangi hisseler üzerinde yoğunlaştığına dair bilgiler henüz kamuoyu ile paylaşılmış değil. Ancak ekonomi çevrelerinde, bu durumun borsada içeriden bilgi sızdırılması veya yapay fiyat hareketleri yaratılması gibi şüpheli faaliyetleri akıllara getirdiği konuşuluyor. SPK'nın bu tür iddiaları titizlikle inceleyerek, piyasa aktörlerinin yasalara uygun hareket edip etmediğini belirlemesi bekleniyor.

Etkin Pişmanlık Hükümleri ve Yasal Süreç

Sermaye Piyasası Kanunu'ndaki etkin pişmanlık hükümleri, suçun işlenmesinden sonra pişmanlık duyan ve bu pişmanlığını adli makamlar nezdinde gösteren kişilere tanınan bir kolaylık. Bu kapsamda, sanığın veya şüphelinin, elde ettiği menfaatin iki katını devlete veya mağdura ödemesi durumunda, cezai takibatın durdurulması veya cezanın hafifletilmesi gibi sonuçlar doğurabiliyor. Kaya'nın bu hükümden yararlanmak amacıyla 2,2 milyar TL'yi iade ettiği öne sürülüyor. Bu durum, yasal süreçte hakimiyetin nasıl şekilleneceği konusunda önemli bir ipucu veriyor.

Yapılacak incelemeler sonucunda, İlyas Kaya'nın işlemleri SPK mevzuatına uygun bulunursa, iddialar asılsız çıkabilir. Ancak tersi bir durumda, mali suçlar kapsamında değerlendirilebilecek eylemler nedeniyle Kaya'nın yasal olarak hesap vermesi gerekebilir. Bu süreç, kamuoyunun finans piyasalarına olan güvenini de doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.

Kamuoyunda ve Siyasette Yankıları

Eski bir bakanın eşinin böylesine büyük bir meblağ ile anılması, ister istemez kamuoyunda ve siyasi çevrelerde de tartışmalara yol açıyor. Özellikle kamuoyunda şeffaflık ve hesap verebilirlik beklentisi yüksek. Bu tür gelişmelerin, siyasetçilerin ve yakınlarının mali durumları üzerindeki denetim mekanizmalarının ne kadar etkin çalıştığına dair soruları yeniden gündeme getirmesi bekleniyor.

Öte yandan, bu tür iddiaların, mevcut ekonomik koşullarda halkın güvenini sarsabileceği ve finansal okuryazarlığın önemini bir kez daha ortaya koyduğu belirtiliyor. Yetkililerden konuyla ilgili gelecek resmi açıklamalar, iddiaların netlik kazanması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Bu olayın, finansal piyasalarda denetimin ve şeffaflığın ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiği düşünülüyor.